Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 10 Eylül 2026 tarihli toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutması, Dolar/TL piyasasında kısa vadeli beklentilerin ana belirleyicisi oldu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde korundu.
Karar metninde sıkı para politikasının enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sürdürüleceği vurgulandı. Bu mesaj, piyasanın hızlı faiz indirimi beklentisini sınırlarken Türk lirasındaki değer kaybının kısa vadede kontrollü kalabileceği düşüncesini güçlendirdi.
Faiz indirimi beklentisi temkinli seyrediyor
TCMB’nin eylül ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, faiz politikasında kademeli bir gevşeme beklentisine işaret ediyor. Ankete katılan 67 kişinin değerlendirmelerine göre politika faizinin ilk toplantıda yüzde 37’de kalması, sonraki toplantılarda ise sırasıyla yüzde 36 ve yüzde 35,07 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.
Bu tablo, piyasanın sert ve hızlı bir faiz indiriminden çok, enflasyon verileriyle uyumlu ilerleyen kontrollü bir patikayı fiyatladığını gösteriyor. Faiz oranlarının yüksek seviyelerde tutulması, kısa vadede TL üzerindeki baskıyı sınırlayan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Dolar/TL beklentilerinde kısa ve orta vade ayrışıyor
Anket sonuçlarında 2026 yıl sonu Dolar/TL beklentisi 51,5716 TL olarak açıklandı. 12 ay sonrası beklenti ise 58,6049 TL’ye yükseldi. İki vade arasındaki fark, piyasanın kısa vadede kur hareketinin faiz ve likidite politikalarıyla yönetilebileceğini, daha uzun vadede ise enflasyon, dış finansman ihtiyacı ve jeopolitik risklerin TL üzerinde değer kaybı baskısı yaratabileceğini düşündüğünü ortaya koyuyor.
Bu rakamlar TCMB’nin resmi kur hedefi değil, piyasa katılımcılarının anket yanıtlarından oluşan beklentilerdir. Gerçekleşen kur seviyesi; enflasyon verileri, rezerv hareketleri, dış finansman koşulları ve küresel dolar talebi gibi başlıklara bağlı olarak farklılaşabilir.
25 Eylül TCMB gösterge kurları
Aşağıdaki veriler TCMB’nin 25 Eylül 2026 tarihli gösterge niteliğindeki döviz kurlarıdır. Rakamlar anlık serbest piyasa fiyatı olarak değerlendirilmemelidir.
| Döviz | Alış | Satış |
|---|---|---|
| ABD doları | 48,7901 TL | 48,8780 TL |
| Euro | 55,5878 TL | 55,6880 TL |
| İngiliz sterlini | 64,4761 TL | 64,8122 TL |
| İsviçre frangı | 58,7128 TL | 59,0898 TL |
| Kuveyt dinarı | 157,6752 TL | 159,7384 TL |
| Suudi Arabistan riyali | 12,9947 TL | 13,0181 TL |
| Japon yeni | 30,8133 TL | 31,0173 TL |
27 Eylül 2026’nın pazar gününe denk gelmesi nedeniyle gün içi aktif piyasa kotasyonu bulunmuyor. Bu nedenle 25 Eylül tarihli TCMB verileri, mevcut araştırma kapsamındaki son gösterge niteliğindeki kur bilgisi olarak kullanılıyor.
Rezervler ve portföy akımları yakından izleniyor
TCMB’nin 17 Eylül tarihli toplantı özetinde, 12 aylık TL ima edilen kur oynaklığının 9 Eylül itibarıyla yüzde 18,8’e yükseldiği belirtildi. Aynı dönemde brüt rezervler 184,2 milyar dolara, net portföy girişleri ise 1,1 milyar dolara ulaştı.
Rezervlerdeki görünüm ve portföy girişleri kısa vadede TL’yi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Buna karşılık enerji fiyatlarındaki hareketler ve jeopolitik gelişmeler, döviz piyasasında oynaklığı artırabilecek dış riskler olarak izleniyor.
Piyasaların fiyatladığı ana senaryo
Mevcut veriler, piyasanın yüksek faizin bir süre daha korunmasını, kur artışının kontrollü ilerlemesini ve orta vadede TL’de kademeli değer kaybı yaşanmasını ana senaryo olarak gördüğünü düşündürüyor. Ancak bu görünüm belirli bir Dolar/TL seviyesinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Önümüzdeki dönemde enflasyon gerçekleşmeleri, TCMB’nin likidite adımları, rezerv değişimi ve dış finansman koşulları kur beklentilerinin yönünü belirleyecek başlıca göstergeler olacak. Faiz indirimlerinin zamanlaması ve kapsamı da Dolar/TL fiyatlamasında belirleyici olmaya devam edecek.
Güncel veri notu: Kur bilgileri TCMB’nin 25 Eylül 2026 tarihli gösterge niteliğindeki verilerinden alınmıştır. Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Bir yanıt yazın