Borsa İstanbul’da eylül ortasında yaşanan sert satış dalgası, tek bir ekonomik veri veya şirket haberinden çok fon piyasasındaki likidite baskısıyla ilişkilendiriliyor. Fonlardan gelen geri alım talepleri, teminat yapısındaki sorunlar ve düşük işlem hacmine sahip hisselerde oluşan fiyat hareketleri aynı dönemde belirginleşti.
16 Eylül 2026’da BIST 100 endeksi günü yüzde 5,54 düşüşle 13.122,50 puan civarında tamamladı. 17 Eylül’de ise gün içindeki kayıp yüzde 7’nin üzerine çıktı ve endekse bağlı devre kesici uygulandı. Piyasa basınında yer alan değerlendirmeler, satışların özellikle bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarındaki kredi ve likidite sorunlarıyla bağlantılı olabileceğine işaret etti.
Teminat yapısındaki baskı satışları hızlandırdı
Fon piyasasında bazı para piyasası fonlarının belirli hisseleri teminat göstererek ters repo işlemleri yaptığına ilişkin haberler, eylül ortasındaki hareketliliğin önemli başlıklarından biri oldu. Fiili dolaşımı düşük hisselerde meydana gelen sert fiyat değişimleri, bu varlıkların teminat değerini ve fonların nakit yönetimini zorlayabiliyor.
Destek Finans Faktoring payı üzerinden gündeme gelen teminat baskısı da bu tartışmanın merkezinde yer aldı. Ancak kamuya açık bilgiler, hangi fonun ne kadar satış yaptığını ve BIST 100’deki düşüşün ne kadarının doğrudan bu işlemlerden kaynaklandığını kesin biçimde ortaya koymuyor.
Düzenleme değişiklikleri çıkış baskısını artırdı
SPK, 2025’in son çeyreğinden itibaren bazı serbest ve para piyasası fonlarında fiili dolaşımı düşük hisseler, ilişkili taraf borçlanması, teminatsız işlemler ve olağandışı fiyat hareketleri konusunda risklere dikkat çekti. Ardından fon piyasasının işleyişine yönelik çeşitli düzenlemeler gündeme geldi.
TEFAS takas esaslarında 20 Temmuz 2026’da yapılan değişiklikler, bazı gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarının değerleme yöntemlerinde 31 Temmuz 2026 sonrasında uygulanan farklılıklar ve 28 Ağustos 2026’da yayımlanan yeni Yatırım Fonları Rehberi, fon portföylerinin ve teminat yapılarının yeniden değerlendirilmesine yol açtı.
Bu süreçte yatırımcıların fonlardan çıkış talepleri hızlandı. Pusula Portföy’ün bazı fonlarında ödeme yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilememesine ilişkin temerrüt açıklaması ise güven kaybını artırdı. Fonların ellerindeki daha sığ varlıkları kısa sürede nakde çevirememesi, satış baskısının hisse piyasasına taşınmasına neden olmuş olabilir.
Likidite zinciri Borsa İstanbul’a nasıl yansıdı?
Fon yatırımcıları geri alım talep ettiğinde portföy yöneticilerinin nakit yaratması gerekir. Portföydeki varlıklar kolay işlem görmüyorsa satış için daha likit hisselere yönelmek gerekebilir. Alış tarafının zayıf olduğu bir piyasada bu satışlar fiyat boşluklarını büyütür ve kısa sürede daha geniş bir hisse grubuna yayılabilir.
Eylül ortasındaki hareketin temel mekanizması, fon çıkışlarıyla başlayan nakit ihtiyacının teminat baskısı ve düşük piyasa derinliğiyle birleşmesi şeklinde değerlendiriliyor. Bu çerçeve piyasa haberlerinde öne çıksa da satışların fon bazında dağılımı ve toplam tutarı hakkında tek bir nihai resmî veri seti bulunmuyor.
SPK tasfiye sürecini başlattı
Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihli kararlarla yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye sürecini başlattı. SPK açıklamasına göre MKK kayıtlarında bu fonlarda 455.758 tekil yatırımcı bulunuyor.
Tera Portföy fonları için İş Bankası; A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula fonları için Ziraat Bankası tasfiye ve saklama sürecinde görevlendirildi. Fon varlıklarının yatırımcı menfaati ve piyasa derinliği gözetilerek uygun koşullarda nakde çevrilmesi planlanıyor.
Tasfiye sürecinde varlıkların satılabilmesi için öngörülen süre üç aydan altı aya çıkarıldı. SPK, bu değişikliğin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini açıkladı. Sürenin uzatılması, düşük likiditeye sahip varlıkların aceleyle ve piyasa fiyatını bozacak şekilde satılmasını önlemeyi amaçlıyor.
Resmî açıklamalar sistemik risk konusunda ne söylüyor?
Hazine ve Maliye Bakanlığı, yaşanan sorunun şu aşamada Borsa İstanbul’un tamamına yayılan yapısal bir risk olmadığını, fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşan geçici ve yönetilebilir bir kredi-likidite sorunu niteliği taşıdığını bildirdi.
Bu açıklama, piyasa hareketinin tüm finansal sistemi kapsayan bir kriz olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor. Bununla birlikte tasfiye sürecinde hangi varlıkların hangi zaman aralıklarında satılacağı, fiyatların ve işlem hacimlerinin seyrinde belirleyici olabilir.
25 Eylül kapanışında BIST 100 yatay seyretti
Bloomberg HT verilerine göre BIST 100, 25 Eylül 2026 Cuma günü 12.898,13 puandan kapandı ve günlük bazda yüzde 0,08 yükseldi. Endeksin gün içindeki hareket aralığı 12.840,20 ile 12.996,53 puan oldu.
Bu görünüm, eylül ortasındaki sert satışların ardından endeksin daha dengeli bir seyir izlediğini gösteriyor. Ancak tek günlük kapanış, fon tasfiyelerinin piyasa üzerindeki etkisinin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Satışların zamanlaması, fon portföylerinin yapısı ve yatırımcı geri alım talepleri izlenmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Piyasa verisi
TCMB’nin 25 Eylül 2026 tarihli gösterge niteliğindeki döviz kurları aşağıdaki seviyelerdeydi. Bu rakamlar anlık serbest piyasa fiyatı değildir.
| Döviz | Alış | Satış |
|---|---|---|
| ABD doları | 48,7901 TL | 48,8780 TL |
| Euro | 55,5878 TL | 55,6880 TL |
| İngiliz sterlini | 64,4761 TL | 64,8122 TL |
| İsviçre frangı | 58,7128 TL | 59,0898 TL |
| Kuveyt dinarı | 157,6752 TL | 159,7384 TL |
| Suudi Arabistan riyali | 12,9947 TL | 13,0181 TL |
| Japon yeni | 30,8133 TL | 31,0173 TL |
Veri tarihi: 25 Eylül 2026. Kaynak: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Kurlar gösterge niteliğindedir.
Yatırımcıların dikkat etmesi gereken veri kaynakları
Fon tasfiyeleri tamamlanmadan geri ödeme tutarı veya ödeme tarihi hakkında kesin varsayım yapmak mümkün değil. Sosyal medyada yayılan fon büyüklüğü, zarar ve sistemin tamamının çöktüğü yönündeki rakamların resmî belgelerle doğrulanması gerekiyor.
Yatırımcıların SPK, KAP, MKK, Takasbank ve ilgili fonun resmî bildirimlerini takip etmesi önem taşıyor. Özellikle tasfiye kapsamındaki fonların portföy dağılımı, varlık satışları ve yatırımcı taleplerine ilişkin duyurular, sürecin gerçek boyutunu anlamak açısından daha güvenilir bir zemin sunuyor.
Mevcut veriler, Borsa İstanbul’daki sert düşüşün fon çıkışları, teminat zinciri, temerrüt endişesi ve düşük piyasa derinliğinin aynı dönemde etkili olmasıyla bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Ancak kurum ve fon bazındaki satış detayları tam olarak açıklanmadığı için kesin neden-sonuç hesabı yapmak için erken.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Bir yanıt yazın