Borsa İstanbul’da yatırım fonlarına ilişkin tasfiye kararlarının ardından satış baskısının yeniden güçlenip güçlenmeyeceği izleniyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla bazı portföy yönetim şirketleriyle bağlantılı fonların TEFAS işlemleri durduruldu ve belirli fonların tasfiyesine karar verildi.
Süreç henüz tamamlanmış bir tasfiye aşamasında değil. Fonların hangi yöntemle, hangi takvim içinde ve hangi varlıkların satışıyla tasfiye edileceği piyasa açısından belirleyici olacak. Bu bilgiler netleşmeden, Borsa İstanbul’da kesin ve geniş tabanlı yeni bir satış dalgası yaşanacağını söylemek mümkün görünmüyor.
BIST 100 kayıpların ardından tepki verdi
BIST 100 endeksi 17 Eylül 2026 seansını yüzde 2,95 yükselişle 13.509,76 puandan tamamladı. İşlem hacmi yaklaşık 266,5 milyar TL oldu. Endeks, 16 Eylül’de yüzde 5,54 oranında gerilemişti. Bu nedenle son yükseliş, satış baskısının tamamen sona erdiği şeklinde yorumlanmıyor.
Özellikle fon piyasasındaki likidite ve temerrüt endişeleri son günlerde hisse senetlerinde sert hareketlere yol açtı. Tepki alımlarının kalıcı olup olmayacağı, tasfiye kapsamındaki fonların portföylerinin nasıl yönetileceğine ilişkin açıklamalarla daha net anlaşılacak.
Tasfiye kararının kapsamı ne?
SPK’nın kararları kapsamında Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy ile bağlantılı TEFAS fonlarının alım ve satım işlemleri durduruldu. Araştırma verilerine göre tasfiye kapsamındaki fonların sayısı 130 olarak belirtiliyor.
Bu karar, fonlardaki tüm varlıkların aynı anda ve doğrudan borsada satılacağı anlamına gelmiyor. Tasfiye yöntemi, varlıkların nakde çevrilme biçimi ve işlemlerin zamanlaması SPK tarafından belirlenecek. Fonların portföylerinde hisse senetlerinin yanı sıra farklı sermaye piyasası araçları ve nakit benzeri varlıklar da bulunabileceği için toplam fon büyüklüğü doğrudan hisse satış tutarı olarak kabul edilemez.
Hangi hisseler satış baskısıyla karşılaşabilir?
Basına yansıyan portföy derlemelerinde tasfiye kapsamındaki fonlarda THYAO, ASELS, KCHOL, TUPRS, EREGL, PGSUS, GARAN, AKBNK, SAHOL, TCELL, PETKM ve FROTO gibi yüksek işlem hacmine sahip şirketlerin paylarının bulunduğu bildiriliyor.
Bu liste, fonların geçmiş dönem portföy raporlarına ve mevcut KAP bildirimlerine dayalı bir derleme niteliğinde. Hangi hissenin ne kadar satılacağı, satışın borsa işlemleriyle mi yoksa blok satış gibi yöntemlerle mi yapılacağı henüz kesinleşmiş değil. Bu nedenle portföyde yer alan bir hisse adını doğrudan zorunlu satış beklentisiyle eşleştirmek yanıltıcı olabilir.
Fon büyüklüğü ile zorunlu satış tutarı aynı değil
Fonoloji tarafından fon büyüklükleri ve son KAP portföy raporları üzerinden yapılan tahmine göre tasfiye edilecek fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 809,1 milyar TL seviyesinde. Bu tutarın yaklaşık 451 milyar TL’lik bölümünün hisse senedi varlıklarından oluştuğu tahmin ediliyor.
Ancak KAP raporlarından pozisyonu hesaplanabilen bölüm yaklaşık 230,3 milyar TL ile sınırlı. Portföy bilgisi güncel olmayan veya eksik kalan bölüm ise yaklaşık 179,4 milyar TL olarak tahmin ediliyor. Bu rakamlar SPK tarafından açıklanmış kesin satış tutarları değil. Ayrıca fonların tüm hisseleri aynı anda satmak zorunda olup olmayacağı da henüz bilinmiyor.
Bu ayrım, piyasa beklentileri açısından önem taşıyor. Tasfiye sürecinin zamana yayılması, satışların işlem hacmi yüksek hisselerde daha kolay karşılanmasını sağlayabilir. Düşük likiditeye sahip paylarda ise daha sınırlı satışlar bile fiyat hareketlerini sertleştirebilir.
Satış dalgası riski hangi koşullarda artar?
Riskin büyüklüğü öncelikle SPK’nın açıklayacağı tasfiye yöntemi ve takvimine bağlı olacak. Fonların kısa sürede nakde dönmesi gereken bir yapı ortaya çıkarsa, özellikle portföylerinde benzer hisseleri yoğun biçimde taşıyan fonlarda satış baskısı artabilir.
Buna karşılık satışların kademeli yürütülmesi, blok işlemlerle gerçekleştirilmesi veya portföylerin farklı yatırım araçları üzerinden tasfiye edilmesi halinde borsa üzerindeki doğrudan etki daha sınırlı kalabilir. Piyasanın genel likiditesi, yabancı yatırımcı hareketleri ve endeks ağırlığı yüksek hisselerdeki alım talebi de fiyatlamayı etkileyebilecek unsurlar arasında yer alıyor.
İzlenecek açıklamalar ve göstergeler
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların SPK duyurularını, fonların KAP bildirimlerini ve TEFAS açıklamalarını takip etmesi gerekiyor. Tasfiye yöntemi ve uygulama takvimi açıklanmadan yapılacak kesin satış tahminleri güvenilir bir dayanak oluşturmayabilir.
İlgili hisselerdeki işlem hacmi, alış ve satış kademelerinin derinliği, taban serileri ve portföy raporlarında yapılacak güncellemeler de izlenmesi gereken başlıklar arasında. Özellikle düşük işlem hacimli paylarda satış emirlerinin fiyat üzerindeki etkisi daha belirgin olabilir.
Piyasa verisi
17 Eylül 2026 tarihli son BIST 100 kapanışında endeks 13.509,76 puanda bulunuyor. Aynı gün endeks yüzde 2,95 yükseldi ve yaklaşık 266,5 milyar TL işlem hacmi oluştu.
TCMB’nin 17 Eylül 2026 tarihli gösterge niteliğindeki döviz kurlarına göre ABD doları alış 48,5873 TL, satış 48,6749 TL; euro alış 55,7548 TL, satış 55,8552 TL; İngiliz sterlini alış 64,9574 TL, satış 65,2961 TL seviyesinde yer aldı. Bu rakamlar anlık serbest piyasa fiyatı değil, TCMB tarafından yayımlanan gösterge niteliğindeki kurlardır.
Mevcut tablo, fonların yoğunlaştığı hisselerde ek satış baskısı ihtimalinin sürdüğüne işaret ediyor. Bununla birlikte tasfiye işlemlerinin yöntemi ve takvimi açıklanmadan, tüm Borsa İstanbul’a yayılacak kesin bir satış dalgasından söz etmek için yeterli resmi veri bulunmuyor.
Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Bir yanıt yazın