Fed’in 16 Eylül 2026 tarihli toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltmesi, döviz piyasasında yeni bir fiyatlama döneminin kapısını araladı. Kararın oybirliğiyle alınması ve enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğine yönelik gösterir, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasında hızlı bir gevşemeye yönelmediğini gösterdi.
Fed’in yeni projeksiyonlarında 2026 sonu politika faizi medyanı yüzde 4,1, 2026 PCE enflasyon tahmini ise yüzde 3,7 olarak açıklandı. Bu tablo, piyasanın hızlı faiz indirimi beklentisini sınırlayabilir. Doların küresel değerinde belirleyici olacak ana unsur ise faiz artışının ardından Fed’in gelecek toplantılara ilişkin vereceği mesajlar olacak.
Piyasa verilerinde son görünüm
16 Eylül 2026 tarihli TCMB gösterge niteliğindeki döviz kurlarında ABD doları alışta 48,5779 TL, satışta 48,6654 TL seviyesinde yer aldı. Euro alışta 56,0645 TL, satışta 56,1655 TL olarak kaydedildi. İngiliz sterlini 65,3190-65,6595 TL, İsviçre frangı ise 59,1819-59,5619 TL aralığında gösterildi.
Bu rakamlar anlık serbest piyasa fiyatı değildir. TCMB tarafından yayımlanan gösterge niteliğindeki kurlardır; banka, serbest piyasa ve işlem platformlarında farklı seviyeler görülebilir. Aynı dönemde veri ekranındaki yaklaşık piyasa seviyeleri USD/TRY için 48,6723, EUR/TRY için 55,9133 ve EUR/USD paritesi için 1,1467 olarak izlendi.
Fed kararı Dolar/TL’yi nasıl etkileyebilir?
Faiz artışı ve enflasyon tahmininin yüksek kalması, ABD tahvil getirilerini desteklediği takdirde dolar lehine bir hareket yaratabilir. Böyle bir ortamda Dolar/TL üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması mümkün. Ancak kurun yönünü yalnızca Fed kararı belirlemeyecek.
Türkiye’de enflasyon beklentileri, rezerv görünümü, yabancı sermaye akımları ve likidite koşulları da fiyatlamada etkili olacak. TCMB’nin 10 Eylül 2026’da politika faizini yüzde 37’de sabit tutması ve sıkı para politikasının sürdürüleceğini bildirmesi, iç piyasa açısından izlenecek başlıkların başında geliyor.
Fed sonrası doların güç kazanması kalıcı hâle gelirse, TL üzerindeki baskı artabilir. Buna karşılık kararın önemli bölümü önceden fiyatlanmışsa ilk tepki sınırlı kalabilir ve Dolar/TL’de yüksek oynaklıkla birlikte yatay bir görünüm öne çıkabilir.
İlk tepki sonrası yatay fiyatlama ihtimali
Piyasalarda fiyat hareketinin yönü kadar kararın beklentilerden ne ölçüde farklılaştığı da önem taşıyor. Fed’in faiz artışı beklenenden daha sert bir mesaj içermediyse doların ilk yükselişi kalıcı olmayabilir.
Bu senaryoda Dolar/TL’de belirgin bir trend yerine, gün içi dalgalanmaların arttığı bir fiyatlama görülebilir. ABD’den gelecek enflasyon, istihdam ve ekonomik aktivite verileri, Fed’in sonraki adımlarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebilir.
Euro/TL’de parite etkisi öne çıkıyor
Euro/TL, TL’nin iç piyasadaki seyrinin yanı sıra EUR/USD paritesindeki değişimlerden de etkileniyor. Doların küresel olarak güçlendiği bir ortamda euro, dolar karşısında değer kaybederse Euro/TL’nin yükselişi Dolar/TL’ye kıyasla daha sınırlı kalabilir.
Bunun tersine, euro dolar karşısında güç kazanır ve TL üzerindeki baskı devam ederse Euro/TL’de çift yönlü bir yukarı hareket görülebilir. Bu nedenle Euro/TL değerlendirmesinde yalnızca iç piyasadaki kur dinamiklerine bakmak yeterli değil; EUR/USD paritesinin yönü de yakından takip edilmeli.
Avrupa Merkez Bankası’nın 10 Eylül 2026’da faizleri 25 baz puan artırarak mevduat faizini yüzde 2,50’ye yükseltmesi ve enerji kaynaklı enflasyon risklerine dikkat çekmesi, euro tarafındaki fiyatlamayı etkileyebilecek başlıklar arasında bulunuyor.
Önümüzdeki günlerde hangi veriler izlenecek?
Döviz piyasasında Fed kararının ardından ABD tahvil getirileri, dolar endeksi ve EUR/USD paritesi yakından izlenecek. Türkiye tarafında ise TCMB’nin likidite yönetimi, rezerv gelişmeleri, enflasyon beklentileri ve yabancı yatırımcı akımları kurun yönü açısından önem taşıyor.
Fed’in sonraki toplantılara ilişkin iletişimi de fiyatlamanın kalıcılığını belirleyebilir. ABD ekonomisinden gelecek veriler dirençli kalır ve enflasyon beklentileri yüksek seyretmeye devam ederse dolar desteğini koruyabilir. Ekonomik aktivitede belirgin bir yavaşlama görülmesi hâlinde ise piyasa, Fed’in daha temkinli bir tutum benimseyeceğini düşünerek dolar pozisyonlarını azaltabilir.
Mevcut görünümde Dolar/TL için dolar lehine baskı, ilk tepki sonrasında yataylaşma ve küresel dolar zayıflığı olmak üzere üç ana senaryo öne çıkıyor. Euro/TL’de ise bu tabloya EUR/USD paritesindeki hareket ekleniyor. Bu içerik yatırım tavsiyesi değildir.
Bir yanıt yazın