Haberler

Faiz Kararları Sonrası Piyasalar: Şubat 2026 Küresel ve Yerel Beklenti Raporu

Faiz Kararları Sonrası Piyasalar: Şubat 2026 Görünümü

Özet: 2026 yılının ilk çeyreğine girerken, küresel ve yerel piyasalarda “normalleşme” temasının hakim olduğu görülmektedir. TCMB’nin dezenflasyon sürecindeki kararlı duruşunun ardından gelen kademeli faiz indirimleri ve Fed’in “yumuşak iniş” (soft landing) senaryosunu teyit etmesi, risk iştahını şekillendiren ana unsurlar olmuştur. Bu rapor, Şubat 2026 PPK ve FOMC kararları ışığında teknik ve temel piyasa dinamiklerini analiz etmektedir.

1. TCMB Faiz Kararı ve Para Politikası Analizi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), Şubat ayı toplantısında piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizinde ölçülü bir indirime gitmiştir. Enflasyonun tek haneli seviyelere yakınsaması ve reel getiri makasının korunması stratejisi, Türk Lirası varlıklarına olan ilgiyi canlı tutmaktadır.

  • Politika Faizi: Reel faiz pozisyonunun korunması amacıyla, manşet enflasyonun üzerinde bir fonlama maliyeti sürdürülmektedir.
  • Likidite Yönetimi: Piyasadaki fazla likiditenin sterilizasyonu için zorunlu karşılıklar ve depo ihaleleri aktif olarak kullanılmaya devam edilmektedir.
  • CDS Görünümü: Türkiye’nin 5 yıllık CDS primlerinin 200 baz puanın altına yerleşmesi, dış finansman maliyetlerini düşürürken bankacılık endeksi üzerinde katalizör etkisi yaratmaktadır.

2. Küresel Piyasalar: Fed ve ECB Dengesi

ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2025 yılı boyunca sürdürdükleri gevşeme döngüsünün ardından, 2026 Şubat ayında “bekle-gör” moduna geçiş sinyalleri vermiştir.

Merkez Bankası Şubat 2026 Duruşu Piyasa Etkisi
Fed Nötr / Veri Odaklı DXY (Dolar Endeksi) 100-102 bandında konsolide oluyor. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde oynaklık azaldı.
ECB Güvercin Euro Bölgesi büyüme endişeleri nedeniyle faiz indirim beklentisi sürüyor. EUR/USD paritesinde baskı mevcut.

3. Varlık Sınıfları Bazında Teknik Görünüm

Borsa İstanbul (BIST 100)

Faiz indirim döngüsünün şirket değerlemeleri (DCF modelleri) üzerindeki iskontoyu azaltmasıyla BIST 100 endeksinde yukarı yönlü momentum korunmaktadır. Özellikle sınai ve bankacılık sektörleri, düşen borçlanma maliyetlerinden pozitif ayrışmaktadır. Teknik olarak, endeksin dolar bazlı direnç seviyelerini test etmesi, yabancı yatırımcı girişlerinin (swap kanalı ve portföy yatırımları) devamlılığına işaret etmektedir.

Döviz Piyasaları (USD/TRY)

Liralaşma stratejisinin uzun vadeli etkileri ve cari dengedeki iyileşme, kur tarafındaki volatiliteyi minimize etmiştir. USD/TRY paritesi, enflasyon farkına (carry trade) paralel, öngörülebilir bir patikada “kontrollü salınım” (managed float) sergilemektedir. Reel efektif döviz kurunun (REK) rekabetçi seviyelerde dengelenmesi ihracatçı firmalar için destekleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Emtia Piyasaları

Ons Altın: Küresel faizlerin denge seviyesine oturması ve jeopolitik risklerin dönemsel artışı, altını portföylerde “güvenli liman” ve “hedge” aracı olarak tutmaya devam etmektedir. Teknik göstergeler, altının ons fiyatında trend desteğinin korunduğunu göstermektedir.

4. Yatırımcı Stratejisi ve Riskler

Şubat 2026 projeksiyonunda, yatırımcıların aşağıdaki makro-ihtiyati temalara odaklanması önerilmektedir:

  1. Portföy Çeşitlendirmesi: Faiz indirim sürecinde hisse senedi ağırlığının artırılması rasyonel olsa da, sabit getirili menkul kıymetlerin (Eurobond ve ÖST) portföylerde sigorta görevi görmesi elzemdir.
  2. Sektörel Rotasyon: İç talebe duyarlı perakende sektörü yerine, ihracat potansiyeli yüksek ve teknoloji odaklı şirketlere geçiş stratejisi izlenmelidir.
  3. Risk Faktörleri: Enerji fiyatlarındaki olası şoklar ve majör merkez bankalarının beklenenden daha şahin (hawkish) bir tona dönmesi, piyasalarda düzeltme hareketlerine yol açabilir.

Yasal Uyarı: Bu rapor bilgilendirme amacı taşımakta olup, yatırım tavsiyesi içermemektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir