Özet: Şubat ayının son işlem haftasına girerken, küresel ve yerel piyasalarda gözler açıklanacak olan kritik enflasyon verilerine ve öncü göstergelere çevrilmiş durumda. 23-27 Şubat tarihleri, özellikle Mart başında açıklanacak resmi TÜFE verileri öncesinde portföy yöneticilerinin pozisyon ayarlamaları yaptığı ve piyasa volatilitesinin arttığı stratejik bir zaman dilimini işaret ediyor.
Piyasa Atmosferi ve Risk İştahı
Şubat ayı genelinde izlenen sıkı para politikası duruşu ve likidite adımları, piyasalarda “bekle-gör” modunu hakim kıldı. 23-27 Şubat haftası, hem TCMB’nin sözlü yönlendirmelerinin etkilerinin test edildiği hem de fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın seyrinin analiz edildiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar, açıklanacak verilerin faiz patikasında bir değişikliğe yol açıp açmayacağını fiyatlamaya çalışırken, BIST 100 endeksinde ve tahvil piyasasında temkinli bir iyimserlik gözlemleniyor.
Beklenti Anketi: Konsensüs ve Ayrışmalar
Ekonomistlerin ve piyasa katılımcılarının Şubat ayı enflasyon beklentilerine yönelik projeksiyonları şu başlıklar altında toplanmaktadır:
- Aylık TÜFE Beklentisi: Piyasa medyan beklentisi, mevsimsel etkiler ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışların etkisiyle aylık bazda dirençli bir seyre işaret ediyor. Gıda ve hizmet kalemlerindeki yapışkanlık, aylık enflasyonun piyasa konsensüsünün üst bandına yakın gerçekleşme riskini barındırıyor.
- Hizmet Enflasyonu Atareti: Anket katılımcıları, özellikle kira, eğitim ve ulaştırma hizmetlerindeki fiyat katılıklarının manşet enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sürdüreceği görüşünde birleşiyor.
- Yıl Sonu Projeksiyonları: 23-27 Şubat haftasında yapılan revizyonlar, yıl sonu enflasyon tahminlerinde marjinal yukarı yönlü güncellemeleri içeriyor. Bu durum, dezenflasyon sürecinin piyasa tarafından “uzun ve engebeli” bir yol olarak algılandığını teyit ediyor.
Sektörel Ayrışma ve Teknik Görünüm
Enflasyon verisi öncesi Borsa İstanbul’da sektörel bazda ayrışmalar dikkat çekmektedir. Enflasyon muhasebesi ve reel büyüme beklentileri ışığında:
Perakende ve Gıda
Nakit akışı güçlü ve fiyat artışlarını tüketiciye yansıtabilme (pricing power) kabiliyeti yüksek olan perakende şirketleri, enflasyon verisi öncesinde defansif bir liman olarak görülmeye devam ediyor. Hacim verileri, bu sektörde kurumsal yatırımcı ilgisinin sürdüğünü gösteriyor.
Bankacılık ve Finans
Regülasyonlar ve zorunlu karşılık adımları ile şekillenen bankacılık endeksi, kredi büyümesindeki yavaşlama sinyalleri ile birlikte daha volatil bir seyir izliyor. 23-27 Şubat haftasında bankacılık hisselerinde teknik destek seviyelerinin test edilmesi muhtemel.
Tahvil ve Döviz Piyasası
Gösterge tahvil faizlerinde, enflasyon beklentilerindeki katılığa paralel olarak yatay-yukarı yönlü bir eğilim izleniyor. TL varlıklara olan yabancı ilgisi (carry trade dinamikleri) döviz kurlarında görece stabilizasyon sağlasa da, enflasyon verisi öncesi türev piyasalarda korunma (hedging) maliyetlerinde artış gözlemlenmektedir.
Sonuç ve Strateji
23-27 Şubat haftası, salt bir veri bekleme haftası değil, aynı zamanda Mart ayı stratejilerinin kurulduğu bir zemin etüdü niteliğindedir. Yatırımcılar için ana odak noktası, açıklanacak verilerin “baz senaryo”dan ne kadar sapacağı olacaktır. Teknik olarak endekste kritik direnç seviyelerinin hacimli geçilip geçilemeyeceği ve TCMB’nin likidite sterilizasyon adımları yakından takip edilmelidir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Piyasa analizi ve ekonomik değerlendirme niteliğindedir.
Bir yanıt yazın