Döviz

Dolar/TL’de Şubat Kapanışı ve Kritik Beklentiler: Kurum Raporları Ne Söylüyor?

Dolar/TL’de Yılın İkinci Ayı Nasıl Kapanacak?

Yılın ilk ayındaki enflasyon verisinin ardından piyasaların odaklandığı Şubat ayı kapanışına doğru ilerlerken, Dolar/TL paritesindeki seyir, sıkı para politikası ve reel değerlenme dinamikleri ekseninde şekillenmeye devam ediyor. Yerli ve yabancı yatırım kuruluşlarının son raporları, kurdaki oynaklığın (volatilite) tarihsel dip seviyelerde kalacağına ve kontrollü yukarı yönlü hareketin süreceğine işaret ediyor.

Makroekonomik Görünüm: Sıkı Duruş ve Rezerv Yönetimi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz artırım döngüsünü sonlandırıp “bekle-gör” stratejisine geçmesiyle birlikte, piyasada ana belirleyici unsur likidite yönetimi ve rezerv birikimi olmuştur. Şubat ayı boyunca paritede gözlemlenen yatay-yukarı (flat-to-high) seyir, otoritenin TL’nin reel olarak değer kazanmasına müsaade eden stratejisiyle uyumludur.

Ekonomistlerin ortak görüşü, kurun enflasyonun altında bir artış sergileyerek, dezenflasyon sürecine katkı sağlamaya devam edeceği yönündedir. Özellikle hizmet enflasyonundaki yapışkanlık ve aylık fiyat artışlarındaki ivme, kur üzerinde baskı yaratsa da, TCMB’nin rezerv gücü ve yabancı sermaye girişindeki (Carry Trade) iştah, sert yükselişleri törpülemektedir.

Kurum Raporlarında Öne Çıkan Beklentiler

Banka ve aracı kurumların Şubat sonu ve Mart başı projeksiyonlarında şu başlıklar öne çıkmaktadır:

  • Yabancı Kurumların İlgisi: JP Morgan, Deutsche Bank ve Goldman Sachs gibi önde gelen kurumlar, TL varlıklarına olan ilginin devam ettiğini belirtmektedir. Özellikle nominal kur artışının, aylık faiz getirisinin altında kalması, TL long (uzun) pozisyonlarını cazip kılmaya devam etmektedir.
  • Yıl Sonu Revizyonları: Kurumlar, Şubat kapanışının 30.80 – 31.20 bandında (mevcut piyasa koşullarına göre değişkenlik gösterebilir) dengelenebileceğini öngörürken, yıl sonu hedeflerinde ılımlı yukarı yönlü revizyonlar yapmaktadır. Ancak bu revizyonlar, agresif bir devalüasyon beklentisinden ziyade, enflasyon farkının kura yansıtılması (kontrollü salınım) şeklindedir.
  • Seçim Öncesi Psikolojisi: Yerel seçimlere yaklaşılırken yerleşiklerin döviz talebinde kısmi bir artış gözlemlense de, kurum raporları bu talebin TCMB tarafından karşılanabilir düzeyde olduğunu ve geçmiş seçim dönemlerindeki gibi bir kur şoku beklenmediğini vurgulamaktadır.

Teknik Analiz: Destek ve Direnç Seviyeleri

Teknik açıdan bakıldığında Dolar/TL paritesi, kısa vadeli hareketli ortalamaların (EMA 21 ve EMA 50) üzerinde, dar bir bantta yükseliş trendini korumaktadır.

  • Direnç Noktaları: Kurun yukarı yönlü hareketinde psikolojik direnç seviyeleri yakından izlenmektedir. Aylık kapanışta teknik indikatörler “aşırı alım” bölgesinde olsa da, trendin gücü momentum kaybına rağmen korunmaktadır.
  • Destek Noktaları: Olası geri çekilmelerde veya intraday (gün içi) volatilitede, 21 günlük üssel ortalama güçlü bir destek olarak çalışmaktadır. Bu seviyenin altındaki kapanışlar, teknik düzeltme sinyali olarak algılanabilir ancak mevcut konjonktürde düşük ihtimal olarak değerlendirilmektedir.

DXY ve Küresel Etkiler

Küresel tarafta ise ABD Dolar Endeksi (DXY) ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin seyri, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı unsuru olmayı sürdürmektedir. Fed’in faiz indirimlerine başlama takvimini ötelemesi, doların küresel gücünü korumasına neden olsa da, Türk Lirası’nın kendine özgü hikayesi (ortodoks politikalara dönüş ve CDS düşüşü), bu küresel baskıyı şimdilik absorbe etmektedir.

Özetle; Dolar/TL’de Şubat ayı kapanışının, spekülatif ataklardan uzak, TCMB’nin kontrolünde ve enflasyon patikasıyla uyumlu bir şekilde “ılımlı yukarı” yönlü gerçekleşmesi beklenmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir